Diş eti büyümesinin nedenlerini, kullanılan ilaçların ve ağız bakımının etkisini, belirtileri ve ne zaman diş hekimine başvurmanız gerektiğini öğrenin.
Dişlerinizi fırçalarken diş etlerinizin eskisine göre daha kabarık olduğunu, dişlerin bir bölümünü örtmeye başladığını ya da özellikle ön dişlerin arasında et dokusunun belirginleştiğini fark etmiş olabilirsiniz. İlk akla gelen genellikle “Diş etlerim şişmiş” olur. Ancak bu görüntü her zaman birkaç gün içinde geçecek basit bir şişlik değildir. Bazı durumlarda diş eti büyümesi, yani diş etini oluşturan dokuların normalden daha fazla hacim kazanması söz konusu olabilir.
Diş eti büyümesinin tek bir nedeni yoktur. En sık karşılaşılan nedenlerden biri dişlerin çevresinde biriken dental plak, yani bakterilerden oluşan yapışkan tabakadır. Örneğin dişlerin arasındaki plak yeterince temizlenmediğinde diş eti önce kızarabilir ve fırçalarken kanayabilir. İltihap uzun süre devam ettiğinde dokular daha hacimli ve kabarık görünmeye başlayabilir. Bu nedenle diş eti büyümesi fark edildiğinde yalnızca görünen dokuyu değil, büyümeye yol açan nedeni değerlendirmek önemlidir.
Ağız bakımının zorlaştığı dönemlerde bu durum daha belirgin hale gelebilir. Sabit ortodontik tedavi gören bir kişiyi düşünelim: Braketlerin çevresinde plak birikmesi kolaylaşır ve dişlerin arasını temizlemek daha zahmetli hale gelir. Ağız hijyeni yeterli değilse birkaç ay içinde özellikle dişler arasındaki diş eti dokusunda belirgin kabarıklıklar ortaya çıkabilir. Güncel bilimsel değerlendirmelerde de kötü ağız hijyeni, diş eti büyümesini artıran en tutarlı risk faktörlerinden biri olarak gösterilmektedir.
Diş eti büyümesinin önemli nedenlerinden biri de bazı ilaçlardır. Özellikle bazı kalsiyum kanal blokerleri olarak adlandırılan tansiyon ve kalp ilaçları, epilepsi tedavisinde kullanılan bazı antikonvülzan ilaçlar ve organ nakli sonrasında kullanılabilen bazı bağışıklık sistemini baskılayıcı ilaçlarla diş eti büyümesi arasında ilişki bulunmaktadır. Örneğin nifedipin ve amlodipin gibi bazı tansiyon ilaçları, fenitoin ve siklosporin bu konuda üzerinde en fazla çalışılmış ilaçlar arasındadır. Ancak aynı ilacı kullanan herkeste diş eti büyümesi görülmez; kişinin yatkınlığı, ağız hijyeni, kullanılan ilaç ve diğer kişisel faktörler tabloyu etkileyebilir.
Burada önemli bir ayrıntı var: Diş eti büyümesi fark ettiğiniz için kullandığınız ilacı kendi başınıza bırakmayın veya dozunu değiştirmeyin. Özellikle tansiyon, epilepsi veya organ nakli sonrasında kullanılan ilaçlarda böyle bir değişiklik ciddi sonuçlara yol açabilir. Diş hekiminiz gerekli görürse ilacı reçete eden hekimle iletişim kurularak farklı bir ilaç seçeneğinin uygun olup olmadığı değerlendirilir.
Diş eti büyümesi başlangıçta yalnızca görüntüyle ilgili bir problem gibi görünebilir. Ancak büyüyen doku dişlerin bir bölümünü örttüğünde diş fırçasının ve diş ipinin ulaşması gereken alanlar daralır. Temizlik zorlaştıkça daha fazla plak birikir; daha fazla plak da diş eti iltihabını artırabilir. Böylece kendi kendini besleyen bir döngü oluşur. İleri vakalarda büyüyen diş eti çiğnemeyi, konuşmayı veya günlük ağız bakımını bile zorlaştırabilir.
Küçük bir kontrol yapabilirsiniz: Aynada özellikle ön dişlerinizin arasına bakın. Diş eti dokusunun normalden daha kalın görünmesi, dişlerin üzerine doğru ilerlemesi, fırçalarken tekrarlayan kanama, kızarıklık veya temizlenmesi zor alanların oluşması değerlendirilmesi gereken işaretlerdir. Ancak yalnızca görüntüye bakarak bunun iltihaba, ilaca veya başka bir nedene bağlı olduğunu anlamak mümkün değildir.
Tedavide ilk adım çoğu zaman büyüyen dokuyu hemen cerrahi olarak almak değildir. Öncelikle plak ve diş taşı kontrol altına alınır, profesyonel diş temizliği yapılır ve kişinin günlük ağız bakımındaki eksikler düzeltilir. Araştırmalar, iyi ağız hijyeni ve profesyonel plak temizliğinin diş eti büyümesinin kontrolünde temel yaklaşımlar arasında olduğunu göstermektedir. İlaçla ilişkili vakalarda gerekli görülürse hastanın doktoruyla birlikte kullanılan ilaç da değerlendirilir.
Buna rağmen fazla diş eti dokusu devam ediyor ve dişlerin temizlenmesini, çiğnemeyi veya estetiği belirgin şekilde etkiliyorsa periodontal cerrahi gündeme gelebilir. Örneğin gingivektomi, fazla diş eti dokusunun kontrollü biçimde uzaklaştırıldığı periodontal bir cerrahi işlemdir. Fakat yalnızca dokuyu almak yeterli değildir; büyümeye yol açan plak birikimi veya ilaç etkisi devam ediyorsa problem zaman içinde yeniden ortaya çıkabilir.
Diş etinizin birkaç gündür değil, haftalardır normalden büyük olduğunu düşünüyorsanız ya da doku dişlerin üzerine doğru ilerlemeye başladıysa bunu yalnızca daha sert fırçalayarak çözmeye çalışmayın. Özellikle düzenli ilaç kullanıyorsanız kullandığınız ilaçların listesini de yanınıza alarak bir diş hekimi veya periodontoloji uzmanına muayene olun. Yapılacak periodontal değerlendirme sayesinde büyümenin nedeni belirlenebilir ve basit bir profesyonel temizlikten ilaç değerlendirmesine veya gerekli durumlarda cerrahi tedaviye kadar size uygun yol haritası oluşturulabilir.
Yonca Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği